Ocak 30, 2007

Yağmur

Hani bazen yağmur damlaları yavaş yavaş düşmeye başlar,
Adımların sıklaşır, hızlanırsın hafiften hafiften..
Sonra birden kaybolursun damlaların içinde;
Ya sığınırsın bir dam altına, ya açarsın şemsiyeni,
Ya da devam edersin yoluna, razısındır kaderine..

Yürüyorum..
Her gün hep o aynı kararsız bulut tepemde;
Hep aynı damlalar, ağır aksak düşüyorlar.
Ya yağarsın ya da durur çekip gidersin;
Sen de mi yazıldın yoksa kaderime.. kederime?
Kim bilir belki korkularımsın!

Sonrasını özlemle beklediğin,
Bitmeyen bir hayatın adımlarını atarken,
Hissettiğin, bildiğin bazı şeylerin gerçekleşmesinin
Bu hayatında mümkün olmamasının kahreden acısına rağmen,
Yalnız değilsin mi demek istediğin?

Hem korkularım, hem şüphelerimsin!
Ya bu içine düştüğüm ateşte boşu boşuna yanıyorsam?
Ya o gün varolmamış ve asla gelmeyecekse?
İçine tüm evreni saklamış, sığdırmış,
Bir kalp dolusu sevgi boşa giderse?

“Sen haklıydın Celâl,” diye haykırarak,
Sokaklarda koşmak geliyor içimden;
“Rumî, sen haklıydın, affet beni!”

Ve haklıysam eğer o gün varsa;
Ben şimdiden gitsem oraya, orada beklesem..
O güne dek duymasam, görmesem, bilmek yeterdi bana!

İşte bir tane daha.. ve bir tane daha..
Düşüyorlar umarsız, sessiz, sakin..

Hiç yorum yok: