Ocak 30, 2007

Yağmur

Hani bazen yağmur damlaları yavaş yavaş düşmeye başlar,
Adımların sıklaşır, hızlanırsın hafiften hafiften..
Sonra birden kaybolursun damlaların içinde;
Ya sığınırsın bir dam altına, ya açarsın şemsiyeni,
Ya da devam edersin yoluna, razısındır kaderine..

Yürüyorum..
Her gün hep o aynı kararsız bulut tepemde;
Hep aynı damlalar, ağır aksak düşüyorlar.
Ya yağarsın ya da durur çekip gidersin;
Sen de mi yazıldın yoksa kaderime.. kederime?
Kim bilir belki korkularımsın!

Sonrasını özlemle beklediğin,
Bitmeyen bir hayatın adımlarını atarken,
Hissettiğin, bildiğin bazı şeylerin gerçekleşmesinin
Bu hayatında mümkün olmamasının kahreden acısına rağmen,
Yalnız değilsin mi demek istediğin?

Hem korkularım, hem şüphelerimsin!
Ya bu içine düştüğüm ateşte boşu boşuna yanıyorsam?
Ya o gün varolmamış ve asla gelmeyecekse?
İçine tüm evreni saklamış, sığdırmış,
Bir kalp dolusu sevgi boşa giderse?

“Sen haklıydın Celâl,” diye haykırarak,
Sokaklarda koşmak geliyor içimden;
“Rumî, sen haklıydın, affet beni!”

Ve haklıysam eğer o gün varsa;
Ben şimdiden gitsem oraya, orada beklesem..
O güne dek duymasam, görmesem, bilmek yeterdi bana!

İşte bir tane daha.. ve bir tane daha..
Düşüyorlar umarsız, sessiz, sakin..

Ocak 28, 2007

Şişe

Gönül buldu kendini bir şişenin dibinde,
Şişe mi benim içimde, ben mi şişenin içindeyim belli değil,
Anlamaz kimse bu sarhoşluğumun nedenini,
Bir şişeye düşmeden önce.

Ocak 27, 2007

Nokta

Gölgesi vurmuş varlığa En Güzelin... Dalmış gidiyorsun seyrine; Uyanmak bu kadar güç mü diyorsun kendine! Böylesine üzülmek gereksiz bilmez misin? Gözünü açmak mümkün mü yazılmadan kaderine.. sanır mısın ki seni vuran zincire başkası! Ya kurtaran.. yoksa sen misin?

Ya gördüğün her şey, senden gayrı mı ki beğenmezsin! Kendi kalbin kıran kendinsin! Şekle dalıp da ayrılığı yaratıp ne diye inlersin! Kalkınca tüm perdeler, geride kalacak olan sen misin? Benliğini kaldırmadan görüntüden ibaretsin! Öz’üne vardığında ise dönüp bakınca geriye, sen her şeysin, her şey sen!

Nedir ki gün dediğin; Her şeyin kendini var sandığı görüntülerin aslı Nur’dur, seyrettiğin.. Can, yeter nefsine zulmettiğin.. Var etme yok olanları, karanlığa kat kendini, ver her şeyini gitsin.. Korkma Nur’dur aslın senin.. Bir Sema’ya erdin mi bulursun orada her şeyi, yitirdiğin! Kır artık şu zincirlerin.. bunun için çalmıştır kapını “ayrılık”, senin zalim diye kötülediğin!

Buluncaya dek içindeki Nur’u, bir gelir bir gidersin! Bunca arayışın sona erecek, o gün bir gelsin. Her şey, tüm ruhlar toplandığında Nokta-ı Kübra’da, O’na döneceksin. Ya da anladığında zaten her şey orada.. bilmem üzülür müsün kaybettiğin zaman için; Zaman hiç varolmadı ki bilmez misin.. senin gibi.. Varolan hep O idi, sen, ben zannettiğin..

s.e.
Yazan sen misin?